İran’dan Çarpıcı Açıklama: Hamaney Zenginleştirilmiş Uranyumu Prensipte Teslim Almayı Kabul Etti

İran'dan Çarpıcı Açıklama: Hamaney Zenginleştirilmiş Uranyumu Prensipte Teslim Almayı Kabul Etti

25 Mayıs 2026 tarihinde, ABD basınına yansıyan haberlere göre, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu süreç, savaş riskini azaltmayı ve Hürmüz Boğazı’nı uluslararası deniz trafiğine yeniden açmayı hedefliyor. New York Post’un haberinde, ABD’li müzakerecilerin İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in anlaşmanın genel çerçevesine prensipte onay verdiğine inandıkları ifade edildi. Bu bağlamda İran, elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmeyi kabul etti.

ABD’li bir yetkili, “Hürmüz Boğazı’nı açmayı planlıyoruz, biz de ablukayı kaldıracağız. İran, yüksek zenginleştirilmiş uranyumu tasfiye etmeyi prensipte kabul etti. Ancak bu süreçle ilgili detaylar hala müzakere aşamasında” açıklamasını yaptı.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA YENİ DÖNEM

Eğer anlaşma gerçekleşirse, son üç aydır kriz ve savaş tehdidi altında bulunan Hürmüz Boğazı, serbest gemi geçişine yeniden açılacak. Ayrıca, İran’ın boğazdan geçişlerde yeni ücret talep etmeyeceği de belirtiliyor. Ancak, taraflar arasındaki birçok kritik konunun ilerideki görüşmelere bırakıldığı ifade ediliyor. Özellikle yaptırımların kaldırılması, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu tamamen elden çıkarmasının sağlanması ve gelecekte uranyum zenginleştirmesini engelleyecek denetim mekanizmalarının kurulması üzerinde duruluyor.

TRUMP’IN STRATEJİSİ

Haberlerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın, yaklaşık 450 kilogram yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun imha edilmesi fikrini gündeme getirdiği aktarılıyor. Trump ayrıca, Çin hükümetiyle iş birliği yaparak yer altındaki nükleer materyalin çıkarılması ve yurtdışına taşınması seçeneklerini de değerlendiriyor. ABD’li bir yetkili, tartışmanın esasının uranyumun tasfiye edilmesinden ziyade, İran yönetiminin bu durumu iç kamuoyuna nasıl anlatacağı olduğunu vurguladı. Yetkili, “Ana mesele uranyumun ortadan kaldırılması değil, İran’ın bunu kendi iç siyasetinde nasıl kabul ettireceğidir” şeklinde konuştu.

İRAN’DAN ÇELİŞKİLİ İFADELER

Diğer yandan, bazı İranlı yetkililerin Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmeyi kabul ettiği yönündeki haberlere itiraz ettikleri bildirildi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin nükleer silah peşinde olmadığını savunarak, müzakere heyetinin “ülkenin onuru ve egemenliği söz konusu olduğunda taviz vermeyeceğini” belirtti. Pezeşkiyan, “Dünyaya nükleer silah istemediğimizi garanti etmeye hazırız. Bölgede istikrarsızlık aramıyoruz” dedi.

İSRAİL VE CUMHURİYETÇİLERİN ENDİŞELERİ

Trump’ın İran ile olası anlaşması, Washington ve Tel Aviv’de de tartışmalara neden oldu. Bazı Cumhuriyetçi senatörler, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı gelecekte yeniden bir koz olarak kullanabileceğinden ve uranyum stoklarını tamamen teslim etmeyebileceğinden endişe duyduklarını dile getirdiler. İsrailli üst düzey yetkililerin de anlaşmanın şekillenme sürecine dair özel görüşmelerde rahatsızlık duyduğu öne sürüldü. Trump, Truth Social hesabından yaptığı bir paylaşımda, “Temsilcilerime acele etmemelerini söyledim. Zaman bizim lehimize işliyor. Anlaşma sağlanıp resmileşene kadar abluka tam güç devam edecek” dedi.

ANLAŞMA BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR

ABD’li yetkililer, İran içindeki ve dışındaki bazı çevrelerin süreci sabote etmek amacıyla basına kasıtlı sızıntılar yaptığını düşündüklerini belirtti. “İran sistemindeki birçok kişi anlaşmadan hoşlanmıyor, ama savaşa geri dönme fikrinden de memnun değiller” değerlendirmesinde bulundular. Taraflar arasında genel bir yakınlaşma olmasına rağmen, anlaşmanın resmiyete dönüşüp dönüşmeyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor.

Author: Fatma Koç