HSK 1. Başkanı Turan Kuloğlu, meslektaşlarına “tutum” ve “görünüm” konularında önemli bir çağrıda bulundu. Kuloğlu, kişisel tercihlerin ve mesleki sorumlulukların dengelenmesi gerektiğini vurgulayarak, yargı temsilcilerinin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yargı mensuplarının sorumluluğunun yalnızca hukuki kararlarla sınırlı olmadığını belirten Kuloğlu, toplumun adalete olan güveninin, yargının tutum ve genel görünümü ile şekillendiğini ifade etti.
Mevzuatın katı düzenlemeler içermediği halde, mesleki etik ve toplumsal beklentilerin gereken özeni talep ettiğini söyleyen Kuloğlu, meslektaşlarının genel olarak bu hassasiyeti göz önünde bulundurduğunu, ancak bazı istisnai durumların yargıya olan inancı olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Kuloğlu, “Kararların adil olması kadar, adil görünmesi de son derece önemlidir” diyerek, Anayasa’nın koruduğu özel yaşam hakkının dokunulmaz olduğunu hatırlattı. Fakat, mesleğin doğasının, kişisel tercihler ile mesleki sorumluluklar arasında bir denge kurulmasını zorunlu kıldığını vurguladı.
Açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Adalet, yalnızca soyut bir kavram değil, toplumun gözünde bizim tutumumuz ve duruşumuzla somutlaşan bir değerdir. Mesleğimiz gereği, toplumun kabul ettiği değerlerle uyumlu bir tutum sergilemek, yargıya olan güvenin tesisinde kritik bir rol oynamaktadır. Verdiğimiz kararların adil görünmesi kadar, adil olması da önemlidir.”
Tarafların ve toplumun yargıya olan güveninin hukuki gerekçelerle birlikte, yargı mensubunun duruşu ile de pekiştiğine dikkat çeken Kuloğlu, aşırılıktan kaçınan, sade ve mütevazı bir temsil anlayışının mesleğin saygınlığını artıracağına inandığını belirtti. İstisnai ihlallerin toplu bir duyarlılık ile ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Kuloğlu’nun mesajı, meslektaşlarına yönelik olarak: “Yargı temsilcileri olarak sorumluluğumuz yalnızca hukuki kararlarımızla sınırlı değildir. Toplumun adalete olan inancı, tutumumuz ve genel görünümümüzle şekillenir. Bu nedenle, mesleki vakar ve temsil, yargının saygınlığını somutlaştıran önemli unsurlardır. Hep birlikte bu hassasiyeti gözeterek, mesleğin onuruna yakışır bir duruş sergilemeliyiz. Unutmayalım ki, adaletin sağlanmasında hem kararlarımızın adil olması hem de bu kararların adil görünmesi büyük önem taşımaktadır.” şeklinde oldu.
